Erasmus, erasmus, erasmus ... Modern çağın Napolyonlarının ağzından düşmeyen sözcük. Yaşaması kolay, anlatması zor bir hayat parçası, hayatımın belki de en güzel parçası. Anlatmaya neresinden başlasam öteki yanının hatırı kalacak. En iyisi isim babasından; Desiderius Erasmus Roterodamus'tan başlayayım.
Desiderius Erasmus Roterodamus, soyadından da anlaşılabileceği gibi, Hollanda'nın Rotterdam şehrinde 1466 yılında doğmuş Rönesans hümanisti düşünür. Deliliğe Övgü'nün yazarı. Biyografisini yazan Stefan Zweig'ın deyimiyle, bütün yalnızlar gibi özgür, bütün özgürler gibi yalnız bir adam. Desiderius Erasmus'un Avrupa Birliği fikrini ilk ortaya atanlardan birisi olduğu söylenir. "Gidecek yeri olanların anlatacak şeyleri olur" buyurmuş kendileri öyleyse biz de, ona atfen kurulmuş olan öğrenci değişim programını, Erasmus'u anlatalım.
Erasmus programı Avrupa Birliği ülkeleri,- Almanya, Avusturya - , AB'ye aday ülkeler ,- Türkiye -, ve AB'ye girmeye ihtiyaç duymayan diğer gelişmiş Avrupa ülkeleri, - İsviçre, Norveç -, arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimini amaçlayan bir hareketlilik, yaşam boyu öğrenme programı. Bu program sayesinde milyonlarca öğrenci yıllardır farklı farklı ülkelerde eğitimlerinin bir dönemini geçirebilmekteler. Türkiye de 2004'ten beridir bu programa katılabiliyor. Türkiye dahilindeki pek çok üniversitede Avrupa’daki okullarla ikili anlaşmalar yapılmış durumda ve halihazırda her yıl binlerce öğrenci transferi gerçekleştiriliyor. Öğrenciler bu değişim sırasında AB'nin ayırdığı fonlardan yararlanıp karşılıksız para da alabiliyorlar. Bu sayede ailesinin durumu olmayan birisi dahi rahatça Avrupa yollarına düşebiliyor.
Ben bir yılımı Viyana'da, TU Wien'de Erasmus öğrencisi olarak geçirdim. Bu sürede başımdan onca güzel şey geçti ama asıl Türkiye'ye döndüğümde ne kadar değiştiğimi fark ettim. Bu yazıda da madde madde Erasmus'un bünyeye faydalarını anlatmaya çalışacağım.
1- Özgürlük: Erasmus, Ruha iyi gelir.
Kalıplarıyla yaşar insanlar. Kalıpları onları bir yaşama hapseder ve o yaşamı, yaşamak istedikleri yaşammışçasına yaşarlar. İnsan bir kere alıştı mı kurulu düzene, kalıplarını yıkmak aklının ucundan dahi geçmez. Erasmus, rutin hayata bir değişiklik katmak için çok güzel bir eylemdir.
Bir Türkiye gerçeği var: Türk insanı tatil kültürüne uzaktır. Pek sevmez öyle yazları 2 hafta Bahamalar'a, Maldivler'e Kanarya Adalarına gitmeyi. Sevenlerin de pek çoğu gidemez geçim sıkıntısından. Türk insanı misafirperverdir ama misafirliğe gitmeyi pek sevmez. Pek harekete gelemez bünyesi. Oturmayı çok sever ama. Newton'un eylemsizlikle ilgili 1. yasasına en çok Türk insanı uyar; bıraksanız ömür boyu oturduğu yerden kalkmaz. Gelenekleri ve alışkanlıkları da buna göredir. Komşusunu oturmaya çağırır, oğlu kızı masa başı bir işte çalışsın ister, pek bir eylemsiz olmakla birlikte bir eylem yapacaksa da oturma eylemi yapar.
Erasmus, insanlar ülkelerinde oturmasınlar, hareketlenip bereketlensinler, ömrü boyunca Antalya'nın nefis köfte ve tahinli piyazına tamah etmişken Tapas da yiyebilsinler diye AB tarafından düzenlenen Avrupalı uluslar arası bir öğrenci değişim programıdır.
Yurtdışına seyahat edebilmek için her şeyden önce kişinin kendi psikolojik eşiğini aşması gerekir. Seyahat özgürlüğü anayasal bir haktır ancak bu hak yurt dışına çıkmak isteyen kişiye doğrudan tanınmaz ve insanlar bürokratik işlemlerle caydırılmaya çalışılırlar. Evet, yanlış duymadınız. Pasaport, vize, yurt dışı çıkış harcı gibi engellerin temelinde insanların bu özgürlüklerinden cayma eşiğini yükseltme çabası vardır. Bir hafta sonunuzu Paris'te geçirebilmeniz için uçak bileti almanız yetmez, bir tane süresi dolmamış pasaportunuzun, vizenizin, ve yurt dışı çıkış harcınızın yatırılmış olması gerekmektedir. Konaklama ve ulaşım masraflarınızdan daha fazla parayı bürokratik kurumlara vermeniz işinizi gücünüzü bırakıp vize kuyruklarında sınava sokulmanız gerekir. Bu da haliyle pek çok insanın ta en baştan caydırmaya yeter de artar bile.
Bu noktada Erasmus bir fırsattır. Erasmus öğrencisi, pasaport almak için harç ücreti ödemez, vizesini kabul edildiği üniversitenin davet mektubunu kullanarak rahatça elde eder. Erasmus öğrencilerinin büyük çoğunluğuna aylık olarak Avrupa'da yaşamaya yetecek kadar hibe verilir. Bu da vize için gereken maddi koşulları sağlamaya yeter.
Seyahat özgürlüğünün dışında, özgürlüklerin beşiği Avrupa'da yaşamakla insan daha üst bir özgürlük bilincine ulaşır. Bu da azımsanacak bir kazanç değildir ve insanı oldukça değiştir. Erasmus öğrencisi evine döndükten sonra her fırsatta tekrardan gitmeye çalışır. Bir defa tadına varınca özgürlüğün, peşini bırakmak mümkün değildir.
2- Eğlence: Erasmus kalbinizi korur güçlendirir. Neşenizi artırır.
Erasmus'u erasmus yapan temel şey eğlencedir. Erasmus öğrenci grupları adeta eğlenmeye şartlanmış gibilerdir. Her kafadan bir parti fikri çıkar. Ziyaret edilen üniversiteler de tüm eğlence imkânlarını Erasmusçular için açar. Erasmus eğlencenin bu kadar güzel olmasının sebebi sadece eğlencenin kendisi değildir. Eğlenceyi oluşturan esas şey o amaçla adeta bir cemaat misali Avrupa'nın dört bir yanından bir araya gelmiş Erasmus öğrencileridir.
Eğlence demişken eğlence sadece partilerle sınırlı değildir. Pek çok şehirde bulunan ESN (Erasmus Student Network) sayesinde pek çok farklı eğlence türü yaşanabilir. Kayak, buz pateni, festivaller, futbol turnuvaları, Avrupa tren turları, çevre gezileri bunlardan sadece bir kaçı.
3- Akademik: Erasmus zihni açar, bilgiyi kuvvetlendirir.
Erasmus, CV süslemek için çok güzel bir renktir. Öğrenciler, işin tüm eğlencesinin yanı sıra farklı bir üniversitede, farklı bir eğitim sisteminde, farklı konularda eğitim görerek akademik kariyerinize gözle görülür bir ar+ı koyabilirsiniz. Yüksek eğitim için bağlantılar kurabilir, kariyer seçeneklerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Erasmus dönüşü mezun olan pek çok öğrenci, misafir kaldığı üniversiteye yüksek öğrenim için başvurmakta ve çoğunlukla da kabul edilmektedirler.
Erasmus'un derslere zaman ayırmamaktan dolayı çoğu öğrencinin transkriptine olumsuz yansıdığı doğrudur ancak okulda geçirilen zaman etkili kullanılabilirse ana üniversiteye dönüşte mezuniyet için önemli bir ilerleme sağlanabilir. Üniversitelerin bazı bölümlerde can sıkan seçmeli ama seçeneksiz dersler vardır. Öyle ya da böyle bu dersleri almadan mezun olamaz öğrenciler. Erasmus bundan kaçmak için bir alternatif sunar. Misafir olunan üniversitede alınan dersler seçmeli derslerin yerine saydırılarak mezuniyete daha rahat ulaşılabilir. Bu aşamada önemli olan ders denkliği anlaşmasının ne kadar iyi hazırlandığı ve bölümünüzdeki Erasmus ders danışmanınızın ne kadar anlayışlı olduğudur.
4- Dil: Erasmus algı alanını genişletir.
Yabancı dil öğrenmek için dil okullarına ayrıca gitmenize gerek yok; Erasmus var. Erasmus sayesinde hem gidilen ülkenin ana dili hem de Erasmus öğrencileri arasında en çok kullanılan dil olan İngilizce istemsizce geliştirilebilmektedir. Dil öğrenmenin en güzel yolu pratik yaparak öğrenmektir. Erasmus sırasında sadece çevredeki levhaları okuyarak bile pratik yapabilirsiniz. Hele bir de bu pratiği dil kurslarıyla desteklerseniz dönüşte CV'nize yeni bir dil eklemeniz hayal değildir.
5- Çok-kültürlülük ve Bakış Açısı: Erasmus hazmı kolaylaştırır.
Doğal ortamından alınıp çiçek bahçesine dikilmiş bir çiçek gibi, Erasmus öğrencisi de çok-kültürlü, çok-renkli bir hayatın içinde bulur kendisini. İlk başta bu kadar ani bir değişimi yadırgasa da zamanla farklı dillere, inanışlara, yönelimlere, geleneklere toleransı artar. Erasmus kültür alışverişi için mükemmel bir pazardır. Bu pazarda Avrupa'nın sadece tekniğini değil kültürünü de alırsınız.
Yurt dışındayken memleketteki ve dünyadaki olaylara bakışınız da değişir. Ölü Ozanlar Derneği'nde, bakış açısını masa üstüne çıkarak değiştiren öğrenciler gibi, siz de kendinizi yurt dışına çıkararak kendi bakış açınızı farklılaştırabilirsiniz.
6- Sanat: Erasmus ruhunuzu okşar.
Bir akşamüstü Barcelona'da güneş batarken La Rambla'da canlı müzik dinlemenin keyfini, bir sonbahar sabahı Viyana'da piyano sesleriyle uyanmanın hazzını, bir öğlen vakti başınıza Roma'nın güneşi geçmişken bin yıllık eserlerin sizi kendinizden geçirmesini, henüz ışıkları yanmamışken Eyfel'in, Louvre'da tabanlarınız ağrıyıncaya kadar gezip yine de her şeyi görememenin doyumsuzluğunu Erasmus sayesinde rahatlıkla yaşayabilirsiniz.
7- Seyahat: Erasmus kaslarınıza da iyi gelir.
Erasmus sırasında vaktinizin büyük çoğunluğu ucuz uçak bileti tren bileti aramakla geçer. Derslerin azlığı bir yana okula verilen araların çokluğu seyahat etmeyi kaçınılmaz kılar. 3 hafta Noel tatili, 4 hafta sömestr tatili, 2 hafta Easter tatili. Uygun planlamayla tüm Avrupa’yı bu tatiller ve hafta sonu tatilleri esnasında gezebilirsiniz. Toplu tren biletlerini kullanarak grup halinde çok güzel keşifler yapılabilir. Hiç unutmuyorum, 5 kişi 28 €’ya aldığımız biletle 24 saatte tren yolculuğuyla Mozart'ın şehri Salzburg'u gezebilmiştik.
Sonuç itibariyle Erasmus, insana iyi gelen, iyi ki geldim dedirten bir organizasyondur. Üniversite hayatının ortasında, kaçıp bir nefes almak, bir durup düşünmek, geriye kalan yaşama şekil vermek için bu fırsatı denemelisiniz.
Potansiyel Dergisi 2. Sayısında (Mart/Nisan 2011) yayımlanmıştır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
EuRopean Community Action Scheme for the Mobility of University Students
Erasmus açılımı üstteki sözcüğünn büyük harflerinde gizli :)
European Integration dersi sağolsun!
Önce ismi bulalım sonra anlam koyarız gibi olmuş o =) IEEE'ye de "Institute for Engineers and Everyone Else" diyorlardı =)
Yorum Gönder