2 Ocak 2012 Pazartesi

Erasmus Erasmus Erasmus

Erasmus, erasmus, erasmus ... Modern çağın Napolyonlarının ağzından düşmeyen sözcük. Yaşaması kolay, anlatması zor bir hayat parçası, hayatımın belki de en güzel parçası. Anlatmaya neresinden başlasam öteki yanının hatırı kalacak. En iyisi isim babasından; Desiderius Erasmus Roterodamus'tan başlayayım.


Desiderius Erasmus Roterodamus, soyadından da anlaşılabileceği gibi, Hollanda'nın Rotterdam şehrinde 1466 yılında doğmuş Rönesans hümanisti düşünür. Deliliğe Övgü'nün yazarı. Biyografisini yazan Stefan Zweig'ın deyimiyle, bütün yalnızlar gibi özgür, bütün özgürler gibi yalnız bir adam. Desiderius Erasmus'un Avrupa Birliği fikrini ilk ortaya atanlardan birisi olduğu söylenir. "Gidecek yeri olanların anlatacak şeyleri olur" buyurmuş kendileri öyleyse biz de, ona atfen kurulmuş olan öğrenci değişim programını, Erasmus'u anlatalım.

Erasmus programı Avrupa Birliği ülkeleri,- Almanya, Avusturya - , AB'ye aday ülkeler ,- Türkiye -, ve AB'ye girmeye ihtiyaç duymayan diğer gelişmiş Avrupa ülkeleri, - İsviçre, Norveç -, arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimini amaçlayan bir hareketlilik, yaşam boyu öğrenme programı. Bu program sayesinde milyonlarca öğrenci yıllardır farklı farklı ülkelerde eğitimlerinin bir dönemini geçirebilmekteler. Türkiye de 2004'ten beridir bu programa katılabiliyor. Türkiye dahilindeki pek çok üniversitede Avrupa’daki okullarla ikili anlaşmalar yapılmış durumda ve halihazırda her yıl binlerce öğrenci transferi gerçekleştiriliyor. Öğrenciler bu değişim sırasında AB'nin ayırdığı fonlardan yararlanıp karşılıksız para da alabiliyorlar. Bu sayede ailesinin durumu olmayan birisi dahi rahatça Avrupa yollarına düşebiliyor.


Ben bir yılımı Viyana'da, TU Wien'de Erasmus öğrencisi olarak geçirdim. Bu sürede başımdan onca güzel şey geçti ama asıl Türkiye'ye döndüğümde ne kadar değiştiğimi fark ettim. Bu yazıda da madde madde Erasmus'un bünyeye faydalarını anlatmaya çalışacağım.

1- Özgürlük: Erasmus, Ruha iyi gelir.

Kalıplarıyla yaşar insanlar. Kalıpları onları bir yaşama hapseder ve o yaşamı, yaşamak istedikleri yaşammışçasına yaşarlar. İnsan bir kere alıştı mı kurulu düzene, kalıplarını yıkmak aklının ucundan dahi geçmez. Erasmus, rutin hayata bir değişiklik katmak için çok güzel bir eylemdir.

Bir Türkiye gerçeği var: Türk insanı tatil kültürüne uzaktır. Pek sevmez öyle yazları 2 hafta Bahamalar'a, Maldivler'e Kanarya Adalarına gitmeyi. Sevenlerin de pek çoğu gidemez geçim sıkıntısından. Türk insanı misafirperverdir ama misafirliğe gitmeyi pek sevmez. Pek harekete gelemez bünyesi. Oturmayı çok sever ama. Newton'un eylemsizlikle ilgili 1. yasasına en çok Türk insanı uyar; bıraksanız ömür boyu oturduğu yerden kalkmaz. Gelenekleri ve alışkanlıkları da buna göredir. Komşusunu oturmaya çağırır, oğlu kızı masa başı bir işte çalışsın ister, pek bir eylemsiz olmakla birlikte bir eylem yapacaksa da oturma eylemi yapar.

Erasmus, insanlar ülkelerinde oturmasınlar, hareketlenip bereketlensinler, ömrü boyunca Antalya'nın nefis köfte ve tahinli piyazına tamah etmişken Tapas da yiyebilsinler diye AB tarafından düzenlenen Avrupalı uluslar arası bir öğrenci değişim programıdır.

Yurtdışına seyahat edebilmek için her şeyden önce kişinin kendi psikolojik eşiğini aşması gerekir. Seyahat özgürlüğü anayasal bir haktır ancak bu hak yurt dışına çıkmak isteyen kişiye doğrudan tanınmaz ve insanlar bürokratik işlemlerle caydırılmaya çalışılırlar. Evet, yanlış duymadınız. Pasaport, vize, yurt dışı çıkış harcı gibi engellerin temelinde insanların bu özgürlüklerinden cayma eşiğini yükseltme çabası vardır. Bir hafta sonunuzu Paris'te geçirebilmeniz için uçak bileti almanız yetmez, bir tane süresi dolmamış pasaportunuzun, vizenizin, ve yurt dışı çıkış harcınızın yatırılmış olması gerekmektedir. Konaklama ve ulaşım masraflarınızdan daha fazla parayı bürokratik kurumlara vermeniz işinizi gücünüzü bırakıp vize kuyruklarında sınava sokulmanız gerekir. Bu da haliyle pek çok insanın ta en baştan caydırmaya yeter de artar bile.

Bu noktada Erasmus bir fırsattır. Erasmus öğrencisi, pasaport almak için harç ücreti ödemez, vizesini kabul edildiği üniversitenin davet mektubunu kullanarak rahatça elde eder. Erasmus öğrencilerinin büyük çoğunluğuna aylık olarak Avrupa'da yaşamaya yetecek kadar hibe verilir. Bu da vize için gereken maddi koşulları sağlamaya yeter.

Seyahat özgürlüğünün dışında, özgürlüklerin beşiği Avrupa'da yaşamakla insan daha üst bir özgürlük bilincine ulaşır. Bu da azımsanacak bir kazanç değildir ve insanı oldukça değiştir. Erasmus öğrencisi evine döndükten sonra her fırsatta tekrardan gitmeye çalışır. Bir defa tadına varınca özgürlüğün, peşini bırakmak mümkün değildir.

2- Eğlence: Erasmus kalbinizi korur güçlendirir. Neşenizi artırır.

Erasmus'u erasmus yapan temel şey eğlencedir. Erasmus öğrenci grupları adeta eğlenmeye şartlanmış gibilerdir. Her kafadan bir parti fikri çıkar. Ziyaret edilen üniversiteler de tüm eğlence imkânlarını Erasmusçular için açar. Erasmus eğlencenin bu kadar güzel olmasının sebebi sadece eğlencenin kendisi değildir. Eğlenceyi oluşturan esas şey o amaçla adeta bir cemaat misali Avrupa'nın dört bir yanından bir araya gelmiş Erasmus öğrencileridir.

Eğlence demişken eğlence sadece partilerle sınırlı değildir. Pek çok şehirde bulunan ESN (Erasmus Student Network) sayesinde pek çok farklı eğlence türü yaşanabilir. Kayak, buz pateni, festivaller, futbol turnuvaları, Avrupa tren turları, çevre gezileri bunlardan sadece bir kaçı.

3- Akademik: Erasmus zihni açar, bilgiyi kuvvetlendirir.

Erasmus, CV süslemek için çok güzel bir renktir. Öğrenciler, işin tüm eğlencesinin yanı sıra farklı bir üniversitede, farklı bir eğitim sisteminde, farklı konularda eğitim görerek akademik kariyerinize gözle görülür bir ar+ı koyabilirsiniz. Yüksek eğitim için bağlantılar kurabilir, kariyer seçeneklerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Erasmus dönüşü mezun olan pek çok öğrenci, misafir kaldığı üniversiteye yüksek öğrenim için başvurmakta ve çoğunlukla da kabul edilmektedirler.

Erasmus'un derslere zaman ayırmamaktan dolayı çoğu öğrencinin transkriptine olumsuz yansıdığı doğrudur ancak okulda geçirilen zaman etkili kullanılabilirse ana üniversiteye dönüşte mezuniyet için önemli bir ilerleme sağlanabilir. Üniversitelerin bazı bölümlerde can sıkan seçmeli ama seçeneksiz dersler vardır. Öyle ya da böyle bu dersleri almadan mezun olamaz öğrenciler. Erasmus bundan kaçmak için bir alternatif sunar. Misafir olunan üniversitede alınan dersler seçmeli derslerin yerine saydırılarak mezuniyete daha rahat ulaşılabilir. Bu aşamada önemli olan ders denkliği anlaşmasının ne kadar iyi hazırlandığı ve bölümünüzdeki Erasmus ders danışmanınızın ne kadar anlayışlı olduğudur.

4- Dil: Erasmus algı alanını genişletir.

Yabancı dil öğrenmek için dil okullarına ayrıca gitmenize gerek yok; Erasmus var. Erasmus sayesinde hem gidilen ülkenin ana dili hem de Erasmus öğrencileri arasında en çok kullanılan dil olan İngilizce istemsizce geliştirilebilmektedir. Dil öğrenmenin en güzel yolu pratik yaparak öğrenmektir. Erasmus sırasında sadece çevredeki levhaları okuyarak bile pratik yapabilirsiniz. Hele bir de bu pratiği dil kurslarıyla desteklerseniz dönüşte CV'nize yeni bir dil eklemeniz hayal değildir.




5- Çok-kültürlülük ve Bakış Açısı: Erasmus hazmı kolaylaştırır.

Doğal ortamından alınıp çiçek bahçesine dikilmiş bir çiçek gibi, Erasmus öğrencisi de çok-kültürlü, çok-renkli bir hayatın içinde bulur kendisini. İlk başta bu kadar ani bir değişimi yadırgasa da zamanla farklı dillere, inanışlara, yönelimlere, geleneklere toleransı artar. Erasmus kültür alışverişi için mükemmel bir pazardır. Bu pazarda Avrupa'nın sadece tekniğini değil kültürünü de alırsınız.

Yurt dışındayken memleketteki ve dünyadaki olaylara bakışınız da değişir. Ölü Ozanlar Derneği'nde, bakış açısını masa üstüne çıkarak değiştiren öğrenciler gibi, siz de kendinizi yurt dışına çıkararak kendi bakış açınızı farklılaştırabilirsiniz.

6- Sanat: Erasmus ruhunuzu okşar.

Bir akşamüstü Barcelona'da güneş batarken La Rambla'da canlı müzik dinlemenin keyfini, bir sonbahar sabahı Viyana'da piyano sesleriyle uyanmanın hazzını, bir öğlen vakti başınıza Roma'nın güneşi geçmişken bin yıllık eserlerin sizi kendinizden geçirmesini, henüz ışıkları yanmamışken Eyfel'in, Louvre'da tabanlarınız ağrıyıncaya kadar gezip yine de her şeyi görememenin doyumsuzluğunu Erasmus sayesinde rahatlıkla yaşayabilirsiniz.




7- Seyahat: Erasmus kaslarınıza da iyi gelir.

Erasmus sırasında vaktinizin büyük çoğunluğu ucuz uçak bileti tren bileti aramakla geçer. Derslerin azlığı bir yana okula verilen araların çokluğu seyahat etmeyi kaçınılmaz kılar. 3 hafta Noel tatili, 4 hafta sömestr tatili, 2 hafta Easter tatili. Uygun planlamayla tüm Avrupa’yı bu tatiller ve hafta sonu tatilleri esnasında gezebilirsiniz. Toplu tren biletlerini kullanarak grup halinde çok güzel keşifler yapılabilir. Hiç unutmuyorum, 5 kişi 28 €’ya aldığımız biletle 24 saatte tren yolculuğuyla Mozart'ın şehri Salzburg'u gezebilmiştik.

Sonuç itibariyle Erasmus, insana iyi gelen, iyi ki geldim dedirten bir organizasyondur. Üniversite hayatının ortasında, kaçıp bir nefes almak, bir durup düşünmek, geriye kalan yaşama şekil vermek için bu fırsatı denemelisiniz.

Potansiyel Dergisi 2. Sayısında (Mart/Nisan 2011) yayımlanmıştır.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

OAuth - Yeni nesil yetkilendirme

Merhabalar,

Bugün sizlere Twitter ve FriendFeed API'lerini kullanırken uğraştığım OAuth'tan bahsedeceğim.

OAuth, bir sistemdeki bir üyenin kendi hesabını kullandırabilmesi için geliştirilmiş bir yetkilendirme sistemidir. Eskiden bir uygulamaya sizin hesabınıza erişebilmesi için kullanıcı adınızı ve şifrenizi vermek zorundaydınız. Bu büyük bir güvenlik problemiydi. Pek çok kişi internette farklı mecralarda aynı kullanıcı adını ve şifresini kullandığı için kişnin tüm hesapları için bir tehdit idi. Bu bilgiler ile uygulama kendisine izin verilenin haricinde işlemler de yapabiliyordu. OAuth bu problemlerin önüne geçebilmek için geliştirildi. Uygulamalara doğrudan kullanıcı adı ve şifre yerine, sistem tarafından üretilmiş bir anahtar ve kilit kombinasyonuyla erişilmesini sağlıyor. Bu sayede uygulama sadece izin verilen işi yapabilirken kullanıcının diğer bilgileri güvende kalıyor. Geliştiricileri OAuth'u, park görevlisine verilen ve arabayı en çok 1 km öteye götürebilen özel anahtar olarak tanımlamışlar.

Bir uygulamanın OAuth anahtarını elde etmesi n adımdan oluşuyor: Twitter'ı örnek alırsak:
1. Öncelikle uygulama Twitter'dan request_token talebinde bulunuyor. Bunu isteyebilmek için uygulamanın twitter'a kayıtlı olması gerekiyor. request_token twitter tarafından uygulamaya verilen kısa süreli bir geçerliliği olan bir anahtar ve kilit.
2. Uygulama bu request_token ile bir yetkilendirme bağlantısı oluşturup kullanıcıya veriyor. Kullanıcı bu linke tıkladığında twitter ona uygulamaya onay verip vermeyeyeceğini soruyor onay gelirse bu onay izni twitter veritabanına kaydediliyor.
3. Son adımda uygulama twitter'dan kendi kayıt token'ını ve request_token'ı kullanarak access_token talep eder. Bu access_token uygulamanın kullanıcının yerine işlem yapabilmesini sağlayan anahtar ve kilidi içerir.

Kullanıcılar istedikleri zaman verdikleri onayı geri alabilirler. Bu takdirde kullanılan access_token geçersiz hale gelir.

Yakın bir zamanda Twitter REST API'si ile FriendFeed REST API'sinin kullanımını basitçe anlatacağım. Şimdilik hoşçakalın =)

30 Haziran 2010 Çarşamba

Sessiz Sinema

Zeitindeki 2. canlı yayınımız da çok sevgili Doğan'ın katkılarıyla Vimeo'ya eklenmiş. Paylaşmamak olmaz.

Soran olursa bu ne biçim yazılım stajı hiç mi kod yazmıyorsunuz diye onlara yakında yazacağım twitter ve friendfeed api'leriyle ilgili yazılarımın müjdesini veriyorum :)

Bozuk ingilizcem için tüm sevenlerimden özür diliyorum =)

Silent Movie from zeitin on Vimeo.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Zeitin'de Kareleri Bulmaca

Stajımızın bir parçası olarak çeşitli canlı yayınlarda görev alıyoruz. Hem ortama alışmak açısından hem de internet televizyonuna giden yolda bir içerik oluşturmak açısından bir program yazıp oynadık. Canlı olarak da zeitin tv 'de yayınlandı. İşte o yarışma =)

bulmaca from zeitin on Vimeo.

18 Haziran 2010 Cuma

Zeitin'de Staj

Merhabalar,

Uzun zaman olmuş yazmayalı. Birisinin teşvik etmesi gerekiyormuş ki yazalım bir şeyler. Bu yaza bir ar-ge şirketi olan Zeitin'de staj yaparak girdim.

Zeitin, açık kaynaklı uygulamaları kullanarak hizmet üreten bir şirket. En önemli ürünleri vidi. Vidi çekirdeğini kullanarak çok geniş bir yelpazede ürünler üretebiliyorlar. Vidi, bir iletişim aracı. Esas olarak video transferi için kullanılmakla birlikte yazı ve ses de aktarılabiliyor. Ayrıntılı bilgi için: http://vidi.zeitin.com/



Vidi kullanılarak çok çeşitli şeyler yapmak mümkün. Vidicall, vidicast,vidiluck,kaplan,mezuniyet.tv gibi hizmetler. Ayrıntılar Zeitin.com'da.

Zeitin'de ne yapıyorum:

Zeitin'e başlayalı 2 hafta oldu. İlk hafta giriş eğitimlerimi tamamlamakla geçti. İlk haftamda kendime ait bir sanal makineye, bir crm hesabına bir eposta hesabına sahip oldum. Ssh , git eğitimleri aldım. Zeitin, çalışanlarına ve stajerlerine iyi yatırım yapan bir şirket. Stajyerleri çalışanlardan ayırmıyorlar. Tek bir ayrım varsa o da geliştiriciler ve pazarlamacılar arasında. Herkes özelliğine göre işlere atanıyorlar. Hepimiz kendi işlerimizin yanı sıra birer yayıncıyız. Temel olarak herkes her an internetten yayın yapabilir halde.

Zeitin'de işler çok eğlenceli =) Yayına hazırlık aşamasında çektiğimiz ve zeitin tv'den canlı yayınladığımız kare bulmaca yarışması vimeo'dan izlenebilir.

Zeitin'de istediğimiz gibi giyinebiliyoruz, işe istediğimiz saatte gelebiliyoruz. Daha önce hiç bu kadar rahat bir yerde çalışmamıştım.

Şu anda twitter api'sini kullanarak bir uygulama yazmakla uğraşıyorum. Geçen yaz stajımda kullandığım python temelli bir çatı olan django'yu kullanarak
yapacağım bu uygulamayı. Python bilmiyorum pek fazla ama program yazmak için dilde uzman olmaya ihti,yaç yok. Kervan yolda düzülür, yeter ki programlama mantığını yakala.

Hepinize mutlu akşamlar mutlu haftasonları =)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Yazmak düşünceleri sıraya dizmektir

Yazmak lazım ara sıra da olsa. Konuşma eyleminin aksine yazmak bir düşünme sorumluluğu getirir.

Sıraya dizmekteydim iki haftadır bir takım sayıları ADS ödevinde ordan esti bu da.

"gönlümün bir hali var ki, gam değil kasvet değil
neş'e dersen hiç değil, mahzuni firkat değil
anlatır belki bu sözler derdimi erbabına
mey o mey, canan o canan, sohbet o sohbet değil."